Archive for Şubat, 2009
aşk öyle bir istemek ki..
Posted in güzel yazı on Şubat 27th, 2009
Çaresiz kalmıştı Leyla’da
Kavuşmak imkansızdı
İhtiyar, tatlı-sert yol gösterdi
Gir şu odaya Çağır Leyla’yı
Aklı almadı önce
Pek de inanmamıştı
Ama yapacak da başka bir şey yoktu
Çaresiz adam, çaresiz girdi odaya
Sayıkladı günler boyu, geceler boyu
Çıkmadan o odadan, çağırdı Leyla’yı
Kırk asırdır yandığı aşkı, daha kırk vakit dolmadan
İşte geliyordu
İşte görüyordu; Leyla kendisini çağıranı ararcasına geliyordu
Korktu genç adam
Anladı genç adam
Unuttu genç adam
Gidip sarıldı ihtiyarın eline
“İstersem olduğuna göre
Çağırırsam geldiğine göre
Bana aşkı öğret”
Dedi ki ihtiyar:
Bu kainat
Aşkına yaratıldı sevgilinin
Sen aşkı ne sandın?
Aşk
Öyle bir istemek ki
Kavuşmak mecbur kalsın..
burj dubai
Posted in haber on Şubat 12th, 2009
Dubaideki yatırımlar gün geçtikçe çoğaladursun, bunların arasından Burj Dubai projesi var ki, dünyanın en yüksek binası olarak şimdiden heryere adını yazdırmış durumda. Araplar proje için tam 1 milyar dolar harcamış(!). 2oo9 Aralık ayında tamamen bitecek olan binanın yüksekliği 818 metre ve kat sayısı 162 olacakmış.



usta
Posted in şiir on Şubat 12th, 2009
bana biraz huzur,
bir duble de rakı getir usta…
bir de değiştir şu plağı
canım bugün içli şarkılar dinlemek istiyor
hani şu damar dediklerinden
ortaya da birkaç meze koy,
kafi…
hiç yiyesim yok aslında
masa zengin görünsün…
ağlarsam eğer sakın endişe etme
bir sevdiğim vardır,
ondandır..
çok tanık olmuşsundur böyle şeylere elbet
ben de olmuştum bir vakitler
teselli ettiğim bile oldu
anlamak için yaşamak gerekiyormuş.
teselliye ihtiyacım yok,
sakın deneme…
sen bardağı boş bırakma yeter
bu gece sarhoş olasım var,
bu gece içesim var be usta..!
sakın ha,
o resme dokunma!
o kadın işte hala sevdiğim…
onsuz rakı içememde,
bilir misin,
resimde gördüğünden daha güzeldir
biz ne rakılar içtik onunla,
bana mısın demedi
soframızı görsen
sen de kıskanırdın elbet
ama sofra değildi önemli olan
sohbet be usta,
sohbet..!
bizi hep o sohbetler sarhoş ederdi,
sen bilmezsin..
içim yanıyor usta içim
hala bilmem neden gittiğini
oysa kimsenin sevmediği kadar sevmiştim onu
ve kimsenin beklemediği kadar,
bekliyorum onu….
gelmeyecek biliyorum
bunu bilmek daha da acı!!!
pardon,
gurur mu dedin..?
yok be abicim,
başkasından sor istersen.
bende olan her şeyi ona vermiştim,
bir daha geri gelmedi
ya, sen beni dinlerken ihmal ediyorsun
doldursana be usta,
koysana rakı…
hesaplar peşin,
sakın
endişe etme!
içip içip de naralar atan,
ortalığı dağıtan tiplerden değilim ben.
alt tarafı biraz sendelerim
ama düşmem..
ha, bir de şarkılar mırıldanırım
şarkıların içinde çağıl çağıl akarım,
istersen kapat şu plağı,
ben senin sevdiğin namelerde de dolaşırım…
yanlış görmedin ağlıyorum işte
sorun yok,
rahat ol…
ağlayabilmek her yiğidin harcı değil!
hem sen bilir misin,
asildir gözyaşları,
hiç yere düşmedikleri için
bakıyorum,
seni de efkar bastı.
eeee, gönül adamıyım ben.
ukalaca bir itiraf gibi gelmesin sana,
konuşurken ve severken,
yüreğimi koyarım ortaya..
cebimdeki bozukluk sevişmelerin hepsini koyarım,
bütünlensin diye…
yapma be usta
bu şarkı söylenir mi şimdi…?
beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın…
eh yani,
tam da damarıma bastın.
ben şimdi sitem etmez miyim aşka..?
bu şarkı için dibini görürüm bardağın ama,
bana daha fazla efkar yapma..!
vakit doldu:
biz biliriz nerde durmamız gerektiğini
demek sen de farkettin.
gözüm hep telefondaydı, doğru
ama çalmadı
üzülme,
çalmaz..
süs eşyası olarak kullanıyorum
zaten artık onu.
bir hatırlayanım bile yok gördüğün gibi.
eğer o arasaydı,
dudaklarım kilitlenirdi,
belki de hiç konuşamazdım…
yok be usta,
hesaba niye itiraz edeyim?
zaten şarkılarda ve sohbette indirim yapmışsın…
senden daha başka ne isteyeyim..?
gönlünü ferah tut,
evin yolunu bulurum elbet.
tamam anlaştık!!!
bir gün yanlışlıkla dönerse bana,
beraber geliriz…
seni unutur muyum hiç?
beni dinleyen kaç kişi var ki çevremde,
yine gel demen hoşuma gitti,
şımarttın gönlümü.
gelirim elbet,
hiç kafanı yorma..
sen sadece şarkılara iyi bak
rakıyı soğuk tut
gönlünü ferah…
kendine iyi bak kafi.
usta dedik bağrımıza bastık.
aşk bizi terketse bile,
sohbetimiz baki…
obama’nın yemin töreni
Geçen gün mail kutuma düşen bu haber benim ilgimi çekti, birazdan sizinde çekecek kuvvetle muhtemel :)

ABD yeni başkanı Barrack Obama’nın yemin töreni sırasında, David Bergman tarafından, 1474 Megapiksel çözünürlüğe sahip, 2 GB datayı içeren ve 220 karenin bir araya getirilmesiyle oluşan dünyanin en yüksek çözünürlüklü fotoğrafı olmaya aday devasa panoramik fotoğrafı çekildi. Fotoğrafta Barrack Obama’nın yemin ettiği alan görüntüleniyor. Canon G10 fotoğraf makinesi ve Gigapan robot kamera sehpası kullanılarak ortaya çıkan bu fotoğraf özel bir teknikle çekilmiş ve istenilen bölgesine zoom yapılabiliyor. Işin en önemli kısmı da, zoom yaptığınız yerin görüntü kalitesi en ufak düşüş göstermiyor ve çok rahat ve net bir şekilde bütün detayları görebiliyorsunuz..
Buradan fotoğrafa ulaşabilirsiniz..
las meninas / velazquez / picasso
Posted in dizayn, kültür-sanat on Şubat 4th, 2009
ODTU’nün meşhur profesörü Muhan Soysal‘ın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğrencilerin dışında öğretim üyelerinin de katılımıyla geçer.. Muhan Hoca tepegöze Picasso’nun bir resmini koyar.. Tarzı zaten sürrealist olan Picasso’nun resminden sınıftakiler fazla bir anlam çıkartamaz.. Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen bişey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka bişeyler daha.. (Resim aşağıda)
-

[ picasso - las meninas (1957) ]
-
Muhan Hoca 5-10 dakika tek kelime etmeden sınıfı izledikten sonra Picasso’nun resmini kaldırıp Velàzquez‘in bir resmini koyar.. Bu resimde sarı uzun saçlı bir kız, etrafında dadıları ve yerde köpeği yatmaktadır. Babası da arkadan onu izlemektedir. (Resim aşağıda)
-

[ velàzquez - las meninas (1656) ]
-
Ikinci resimi gördükten sonra Picasso’nun resmindeki öğeleri anlar tüm sınıf ve Velazquez’in resmine gönderme olarak yapıldığını anlarlar. Ve Muhan Hoca orada dersi verir öğrencilerine,
“Hayatta hiçbirşey Velazquez’in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş hayatı, gerçekleri size Picasso’nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak gösterir. Picasso’nun resmine bakıp, Velazquez’in resmini görebilenleriniz başarılı olacak, diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan gerçekleri hiç göremeyecek.“
